23 Şubat 2012 Perşembe

Birinci ve İkinci Türevin 0 Olduğu Anlar

  1. Türev 0 ise matematiksel anlamı minimum veya maximum noktası demektir. Fb Ülker her ikisini de gördü. Özellikle de minimumu. Yalnızca bu maç değil, sezon başından beri birçok kez. Öylesine yumruklar yedi ki, belki de çoktan nakavt olması gerekirdi. Hatta biz oldu sanıyorduk. Yurtiçi ve yurtdışı kulvarlarında alınan istikrarsız skorlara rağmen elden somut olarak bir şey gitmiş olmaması bardağın tek dolu tarafıydı.

  Bu maç öncesi durumun gerçekten vahim gözüktüğünü kimse inkar edemez. Sene başından beri yaşanan sorunları bir kenara bırakıp yakın dönemi ele alıp kronolojik olarak sıralama yapalım.



1 -  Ligin ideolojisi galibiyet endeksli olmayan, gençleri kazanmak amaçlı yatırımı Bandırma Kırmızı'ya ligde mağlup olan bir takım. 
2 - Bunu takiben head-coach'unun ''oyuncularıma belli sebeplerden ötürü söz dinletemiyorum'' açıklaması. 
3- En sonunda ise Türkiye Kupası çeyrek finalinde A.Efes'e süpürülen, somut anlamda bir kulvarı yitirmiş organizasyon.

   Bunları yaşayan bir takımdan, hele hele sezon başından beri parkeye basketbol adına istikrarlı bir görüntü yansıtamıyorsa Euroleague'deki final karşılaşmasında ne beklersiniz ? Hemen enseyi karartmayalım, elbette bir şeyler beklemek hakkınız. En nihayetinde kaliteli oyunculardan kurulu, milyon dolarlık bir yatırımsınız ve işler sezon başından beri ters gitse dahi oyuncularınızın kısa süreli anlık performans ve silkinmeleri sizi 1-2 level yukarı taşıyabilir.



 Ancak !!! Avrupa'da sezona mal olacak maçın kendi içindeki hikayesine gelelim. Gruptan çıkabilmesi için bu maçı 6 sayıyla kazanması şart Fb Ülker'in. İlk 3 çeyrek gözlerden okunan iyi niyete rağmen rakibinin avantajı elinde bulunduran oyununua reaksiyon veremeyen bir sarı-lacivertli takım var. Yetmiyormuş gibi son 10 dakikaya orta sahaya yakın bir mesafeden yediği 3'lükle tam 13 sayıda geride giriyorlar !! Takımın düzenli olarak katkı veren 1 oyuncusunu sayamayız. Eksikler diz boyu. Takımın karakteri Ömer Onan kenarda. Gerek basketbolun teknik doğruları gerek te motivasyon faktörleri Fb Ülker'in yanında değil. Sadece bugün olsa iyi, sezon başından beri değil !!

  6 sayıyla kazanması gerektiği maçta rakip Avrupa'nın bu seneki en flaş takımlarından biri. Üstelik kontrollü bir baskebol oynayıp kaotik iniş çıkışları yaşamasını beklemediğimiz gösterişsiz bir oyunları var. Sürekli hücumları süre çemberinde dengeli kullanan bir point-guard, çembere çok iyi gidebilen, statik veya dribbling üstü şutlarını yaratabilen kısalar ve etrafında katkı veren nitelikli bir oyuncu grubu. Moralman özgüvenlerinin ne kadar yüksek olduğunu bu sezon deplasmanda aldıkları Siena ve Panathinaikos galibiyetleriyle de açıklayabiliriz.



  Fb Ülker ne yaptı ? Minimum noktasındayken maximuma çıktı. Böyle ekstrem geri dönüşler basketbolun doğasında mevcut. Ancak Fb Ülker'in bu sezonki ilerleyişi bu durumun oluşmasına müsait değildi. Bir diriliş gördük, buna tanıklık ettik. Sezon başından beri yaşadığı sorunlar sırtında yük olmuş, deparla ilerlemesi gereken parkurları bir kaplumbağa gibi geçen Fenerbahçe Ülker 13 sayı geride girdiği son çeyrekte maçı önce uzatmaya götürdü. Ardından bu 5 dakikalık bölümde istediği sayı farkına ulaştı.

  Gözlerde iyi niyet ve kazanma isteği. Belki de sezon başından beri ilk kez sahadaki 5, kenardaki 7 oyuncu, teknik ekip ve taraftar bu kadar bütünleşmeyi başardılar. Takım olgusunu bu sezon ilk kez gösterebildiler. Bunu da yine son 15 dakikalık bölümde yaptıklarını ve kazanılan bu zaferle sorunların örtbas edilmemesi gerektiğini hatırlatalım.



  Birazcık teknik konuşmak gerekiyor ama çok zor. Maçı getiren katkılardan kabaca bahsetmek gerekirse son 15 dakikayı kendi içerisinde inceleyebiliriz. Bu maç sahada 5 Yugoslav'ın olduğu 5'lerle kazanıldı. Basketbol milliyetçiliği yapmak istemem ama gözlemlerim bu yönde. Bu ekolün oyuncuları Mirsad, Emir, Roko Ukic, Bogdanovic , Marko Tomas ve Gasper Vidmar'da basketbolun teknik bilgisinin yanı sıra oyunu kutsal görmeyi, yüreğinle, tutkunla oynamayı ve parkede kötü giden duruma isyan etmeyi gördük. 36 yaşında ön çapraz bağ ameliyatından dönüp herkesin maç bitti dediği basket-faul pozisyonunda kaşını patlatmayı göze alırcasına oynayan, düştü mü yerden kalkmasını herkesten iyi bilen Mirsad'a biz ne diyelim. Roko Ukic kafasını kuma gömüp etrafını çok iyi organize edemese de çembere gittiği anlardaki yüksek yüzdesiyle hayat verdi. Emir Preldzic her türlü savunma metodunu aşabilecek penetre-pas, pick&roll mantalitesi, Bojan Bogdanovic ve Marko Tomas'ın gerektiğinde skor yapan ama bununla kalmayıp 1e1 savunmada inanılmaz efor sarfeden oyunlarına şapka çıkartıyorum. Vidmar erken 3'leyip maçın büyük bölümünde katkı verememişken oyuna döndüğünde parkeye yansıttıkları.



  Böyle bir maçın altında yatan sebepler daha çok duygularda, motivasyon faktörlerinde aranmalı. Saha içinde bir dirilişi, isyanı gördük. Mirsad Türkcan'ın başlattığı. Sezon boyunca %17 ile serbest atış atan Vidmar'dan 4/6 faul isabeti alabilmeyi de Mirsad'ın körüklediği ''kazanabiliriz'' bütünleşmesine bağlıyoruz. Koca sezon yaptığı yanlışları unutmamakla beraber Fb Ülker bugün açık ara en değerli galibiyetini aldı. Haftaya Milano'da ne olur bilemeyiz. Bugünü kestiremediğimiz gibi. Bugünden çıkarılacak sonuç üst seviyeleri oynamak için gerekli olan potansiyelin bu takımda olduğu. Bugüne kadar ne kadarını yansıtabildiler, bundan sonra toparlanabilirler mi , soruların cevapları bizde saklı değil. Dedik ya kestiremiyoruz, sırtında çok ağır bir yük varken en dipten en tepeyi 15 dakikalık bir zaman diliminde görebilen takıma ne denir ?

 Matematiksel Açıklama ;   Sırasıyla 1.türevi-2.türevi ve yeniden 1. türevi 0'a eşitledi Fb Ülker. İlk 35 dakika 1.türevin 0 olduğu minimum noktasıyla bunu yaptı. Ardından 2. türevi 0'a eşitleyip dönüm noktasını buldu. Buradan sonra 1.türevi yeniden 0'a eşitlediğinde ise maximum noktasındaydı. Tebrikler !!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder