16 Ocak 2012 Pazartesi

Saygı Duyulacak Basketbol İlçesi : Bandırma .

  Yaklaşık 150 bin nüfuslu basketbol ilçesi Bandırma. Ne büyük şehirler basketbol şehri olmayı başaramıyorken TBL'de iki takım birden mücadele ettirmeye gücü yeten muhteşem bir basketbol organizasyonu. Her gün sofralarımıza giren ürünleri yetmiyor , sofradan kalkıp televizyonu açınca gelecek vaadeden bir çok sporcuyu izleme fırsatı seyrettiriyor. Şaka bir yana ayakta alkışlanacak Banvit-Bandırma Kırmızı organizasyonu ne zamandır hakkında yazmak istediğim bir konu. Beğenerek okumanız dileğiyle.



  Balıkesir'e bağlı Bandırma ilçesi basketbolu bünyesinde öyle bir sindirdi ki nice büyük şehirlere ibret olacak cinsten. Bunda Banvit'in yaptığı yatırım devrim niteliği taşıyor. Varolan bütçelerle ilgili rakamsal bilgiler edinmem mümkün değil. Finansal anlamda iyi hamleler yapıldığı ortada fakat duygusal faktörler ve bu işe verilen değer de ön planda olmalı gerçekten.

 Kronolojik olarak baktığımızda Banvit tarihçesi ile ilgili ilk iki madde bir çok şeyi anlamanıza yardımcı olacak ;
  • 1994 Fabrika çalışanlarının oluşturduğu ilk yönetim kuruluyla kuruldu.
  • 1994-1998 Kampüs içerisinde yapılan spor tesisleri ile kulüp çatısı altında çalışanlara spor yaptırıldı


   Basketbolu sevdirme anlayışı bu işin temelini oluşturuyor gördüğümüz üzere. Bu şekilde yola çıkan bir organizasyonun profesyonellik ve amatör ruhu bünyesinde eş zamanlı barındırması çok önemli. Gelinen noktada 03/04 sezonundan itibaren TBL'de her sezon üstüne koyan ,  yaklaşık 150 bin nüfuslu ilçede Eurocup maçlarını dolu salonlara oynayan bir takım görüyoruz. Bu lige yükseldiklerinden beri her zaman en korkulan deplasmanlardan oldular. Yetmiyor altyapıda Türkiye Şampiyonaları'nı daima gören, ciddi anlamda oyuncuyu her yıl A takım arenasına sunmayı başarabilen, bununla da yetinmeyip altyapı oyuncularının etrafına yaptığı bir kaç takviyeyle günümüzde Bandırma'dan 2 takımı TBL'e sokan bir organizasyon. Kolay iş değil bu. Okuması bile heyecanlandırıyor.



  Banvit'in istikrarlı artış gösteren grafiği zaten sürüyor. Müthiş paralar harcayıp bir türlü kimyayı tutturamayan nice kulübün onlara imrenerek baktığından şüphemiz yok. Transfer ettikleri yabancılarla 2-3 yıl birlikte çalışan, tecrübeli ve genç yerli oyuncularını hiç bir zaman yabancılarının gölgesinde bırakmayan idealist bir organizasyon. Milyon dolarlık Euroleague takımlarını sahasında perişan edebilen, Dünya 2.si A Milli Takımımıza 3. oyun kurucu Barış Ermiş'i sunan bir organizasyon. Bunlar saymakla bitmez. İsim isim bu yapıda emeği geçenlerin hepsinin adını vermek gerekir ama ben ilk bakışta Selçuk Ernak ve Orhun Ene isimlerini biliyorum ne yazıkki. Gerekli arşivlere bakıldığında bu başarının öyle kahramanları vardır ki buraya isimlerini yazmadık diye büyük suçluluk duyarım. Hepsinin önünde şimdiden saygıyla eğileyim.

  Bir de Bandırma Kırmızı var. Genç Banvitliler olarak bu lige yükselen daha sonra işin etik boyutundan isim değişikliğine giden, yaklaşık 150 bin nüfuslu Bandırma'nın TBL'deki 2. organizasyonu. Muhteşem gerçekten. İbrahim Yıldırım, Şafak Edge, Fatih Cantitiz başta olmak üzere bir çok genç oyuncudan verim alan , maçlara skor endeksli yaklaşmayan bir takım. 2 yabancı tercihi kimilerince tartışılıyor. Keşke tamamen yerlilerle oynasalar diyor insanlar. Ben bu meseleye bardağın dolu tarafından bakıyorum.  Evet yabancı tercihleri daha iyi olabilir belki ama bu genç oyuncular hayatlarının sonuna kadar altyapı gibi yalnızca yerlilerin olduğu ortamlarda oynamayacaklar. Ciddi takımlarda süreleri yabancılarla paylaşmayı öğrenecekler. Bu yüzden güzel bir adım. Hem oyuncu özelliği itibariyle pota altına sertlik getirmek için dışarıdan takviye şarttı. McGee olsun başkası olsun bunlar isim olarak önemli değiller şu anda.



  Elbette Bandırma Kırmızı ile düşündüğümüz, şöyle olsa daha mı iyi olurdu dediğimiz noktalar var. Örneğin Banvit'te kısmen az süre bulan Erol Can Çinko ve İzzet Türkyılmaz burada oynasaydı durum nasıl olurdu ? Merak etmiyor değiliz. Takım geneli tecrübesizlikle açıklanacak belli başlı hatalardan iyi başladığı, uzun süre önde götürdüğü bir çok maçta dayanamadı ve henüz galibiyet alamadı. Kıymetli antrenör Ahmet Gürgen sorun savunmada diyor, hataları düzeltelim diyor. Bunlar çok güzel ve önemli detaylar. Skor ne olursa olsun TBL seviyesinde bu gençlerin oynadığı her maç ayrı bir hikaye. Gelişimlerini bir üst seviyelere taşımalarını kimi zaman canlı yayından takip etmek bizler için gurur. Uzun süreli galibiyet alamamanın bu oyuncuların özgüvenlerine olumsuz etki yapıp yapmaması soru işareti kafamızda. Ahmet Gürgen ve teknik ekip, hatta daha genel düşünecek olursak komple Banvit organizasyonu bu mental durumu aşabilir umarız.



  Uzun vadeli yatırımlar yapmak başarıya giden yolda en önemli kriterlerdendir. Yalnızca basketbol değil hayatın bir çok alanında bu böyledir, üniversitelerin ders kitaplarına giren konulardan bir tanesi. Günü kurtarmak ve anlık hamleler Bandırma basketbol kültürüne gerçekten uzak. Çok değerli isimler var dedik ama her şeyden önemlisi bu sistem ve sahip oldukları mentalite gerçekten. Serkan Erdoğan, Chuck Davis, Erkan Veyseloğlu, Şafak Edge, Barış Ermiş, Lance Williams, Cenk Şekeroğlu. Hepsi aynı organizasyonun parçası , hepsi farklı birer sembolik anlam taşıyor. Basketbolun kutsallığı üzerinden Türk Basketbolu'na verilen bu katkı muazzam. Daha önce dediğimiz gibi , kurumsallığa her geçen gün yaklaşan bu yapı bünyesinde amatör ruhu da barındırdığından kendini daha bir izletiyor !

   Uzun seneler Bandırma'nın basketboldaki bu seviyesini koruması dileğiyle !!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder