23 Ocak 2012 Pazartesi

Gerçekleşmeyen Yatırımlar - Genç-Olgun Oyuncu Arası Süre Köprüsü

  Bugünkü konumuz hedefleri yüksek olan takımlar üzerinden genç oyuncularımız ile ilgili. A takım seviyelerinde yüksek hedeflerin peşinden koşan takımların altyapılarının da gelişmiş olması şaşılacak iş değil. En nihayetinde bütçeye dayalı imkanlar doğrultusunda altyapıda detaylar belirleyici olabiliyor. Yüksek-düşük bütçeli bir çok takımda çok nitelikli antrenörler olmasına rağmen bu farklılıklar nitelikli oyuncu sayısına etkiyor.

  Daha önceki yazılarımızın birinde yüksek hedefli takımlarda genç oyuncunun vitrine çıkmasının daha zor olduğunu ele almıştık. Doğru. Çünkü bir çok yerli-yabancı olgun oyuncu önemli kontratlara imza atıp somut beklentiler için ter döküyorlar. Aldıkları kontratların karşılığında lig ve Avrupa'da önemli istatistiklere imza atmaya çalışıyorlar. Genç oyuncular, hatta çoğu zaman tecrübeli yerli oyuncular bile yabancıların back-up'ı olmak zorunda kalabiliyorlar. Bu kadar şaşılası bir durum değil. Bunu kabul etmekle birlikte bir kaç somut örnekle asıl anlatmak istediklerime geleceğim.



  Fenerbahçe ile başlayalım. Blogumuzda kadın basketbolu hakkında daha önce hiç yazmamış olsak dahi bu örnekte TKBL kategorisine yer vereceğiz. Çünkü Fenerbahçe, özellikle kadın takımı başta olmak üzere genç oyuncuyu değerlendirme konusunda sınıfta kalıyor bizlerce. Mükemmel bir kadın takımı var, inkar edecek değiliz.  Başta Penny Taylor, Angel McCoughtry gibi WNBA yıldızlarından Avrupa 2.si Milli Takımımızın iskeletini oluşturan Birsel ve Nevriye'ye kadar oldukça kaliteli bir oyuncu grubu. Çıtayı Avrupa Şampiyonluğuna koymuş, hem bu kulvarda hem de ligde muazzam ilerleyen bir takımdan bahsediyoruz. Kritik maçları hangi isimlerle oynayacakları çok açık.

ANCAK ;

  Olcay Çakır ve Özge Kavurmacıoğlu gibi çok önemli 2 tane genç oyuncu var bu takımda. Altyapı seviyelerinde Fenerbahçe'nin elde ettiği başarılarda aslan payı bu isimlerin. Milli takımlar seviyesinde daima en önemli parçalar oldular. Yaklaşık 2 yıl oluyor onları A takım seviyesinde kadroda göreli. Düzenli olarak sahada gördüğümüzü ise kimse söyleyemez.



  Şimdi söyleyeceklerim asla orta sıra takımlarını küçümsemek gibi bir noktaya çekilmesin. Ancak bütçenin, ekonomik gücün günümüz basketbolunda takımlar arası farkları belirleyen en önemli faktörlerden olduğunu kim inkar edebilir ? Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı özellikle TBL'de oynadığı bir çok maçı son periyoda dahi gelmeden koparmasını başarabiliyor. Ciddi sayı farklarıyla galibiyetler alıyor. Bu normal. Kimi zaman orta sıra takımları direnç göstermeyi kafasına dahi koymuyorlar, sonucun çok önceden belli olduğu maçlar izliyoruz. Dediğim gibi bu küçümsemek maksatlı asla yazılmadı, nitekim aksi durumlar da oluyor. Örneğin Optimum TED sezon başında Caferağa'da mağlup etmişti kendinden ekonomik olarak bir kaç gömlek üstün bu kadroyu.
   
SEVİYE : TKBL Rakip : İstanbul Uni - 3.Çeyrek skoru 92-69 Fb lehine Olcay,Özge 0 dk

 Son çeyreğe girilirken önemli sayı farkı elde edilmiş bir müsabaka daha. Soruyorum size bu ve bunun gibi bir çok maçı Olcay ve Özge'ye kritik anlarda süreler vererek oynamak Fenerbahçe'den ne götürür ? Fenerbahçe bu maçı genç oyuncularına kritik yerlerde süre verip oynamayı seçse belki ciddi sayı farklarını elde etmemiş olur. Belki bu şekilde oynadığı için genç oyuncuları hatalar yapar ve bir kaç ekstra yenilgi alır. Fenerbahçe çok büyük bir sürpriz olmadığı takdirde normal sezonu ilk 2'de bitirir. Galatasaray ile play-off finalinde muhtemelen oynar. Genç oyuncuları oynatmak için alacağı risk ona uzun vadede fazlasıyla olumlu yansır. Normal sezonu namağlup lider bitirmek, maçları önemli sayı farklarıyla kazanmak kulübün anlı-şanlı tarihini yüceltiyorsa bilemeyiz. Camianın buna bakışını da. Ancak genç oyuncuları skalaya dahil etmedikçe belli başlı kısır döngülerden kaçamayacak kulüp. Yetiştirdiği önemli gençleri bench sıralarında çürütecekse olmaz. Sonra bu genç oyuncular başka kulüplere gidecekler, orada gösterdikleri performansla Fenerbahçe'ye tekrar transfer olacaklar zaman ilerleyince. Bu da bir ihtimal. Yani büyük bir takım kendi yetiştirdiği oyuncuyu zamanında oynatmadı diye para vererek bir kez daha alacak !



  Olgun oyuncuların ciddi maçlarda rotasyonun ana parçaları oldukları aşikar. Bu maçlarda onların daha fazla süreler alması da çok doğal. Çünkü ciddi maçların en büyük hazırlıkları bu tip maçlarda gerçekleşiyor. Oyuncular birbirleriyle ne kadar çok oynarsa o kadar iyi adapte olurlar. Ancak uzun vade kavramından bahsetmek istiyorsak genç oyuncular skalaya dahil edilmeli. Aksi takdirde bahsettiğimiz kulüp Fenerbahçe, Galatasaray veya kim olursa olsun organizasyonun uzun vadeliliğinden bahsetmek güç. Hem bu kadar önemli gençlerin üst seviyeyi kaldırıp kaldıramayacağına süre vermeden emin olamassınız. Süre vermekten kasıt ise asla kopan maçın son 5-6 dakikası değildir.


  Özetle ana fikrin bir kez daha üstüne duracak olursak ; Genç oyuncuları maçın kritik yerlerinde oynatarak, onlara güvenerek alacağınız risk sonucu karşılayacak tipte. Bu hamlenin kısa vadede götürdükleri uzun vadede getirdiklerinden daha az olacaktır. Dolayısıyla eyleme döküldüğünde karlı bir yatırımdır.  Tamam bu kulüplerin hedefleri yüksek, taraftarın beklentileri de aynı oranda fazla ancak ortaya çıkan genç oyuncu her zaman memnun edicidir. Galatasaray seyircisinin Furkan ve Göksenin'e olan bakışı ne kadar farklı, söylemeye gerek var mı ? Maçların kritik anlarını bu gençlerle oynamaktan memnunlar. Mahmuti'nin bu tutumu onları sevindiriyor. Biliyorlar ki şimdi yaptıkları hatalar 2-3 yıl sonra tecrübesizlik bitince yinelenmeyecek. Furkan Aldemir ve Göksenin Köksal'lı, süre veremediği genç oyuncularını ise başka seviyelerde değerlendiren Galatasaray Erkek Takımı'nı bu konuda en doğru hamleleri yapan organizasyon olarak gösterebiliriz. Kadın Takımı bakımından onlar da bu konuda sınıfta kalıyor. Fenerbahçe ise her iki konuda başarısız bir sınav veriyor.



   Not : 2 büyük kulübümüz aklıma gelen ilk yüksek hedefli organizasyonlar, dolayısıyla bu yazının örneği oldular. Bir çok konuda olduğu gibi örnekler çoğaltılabilir.

  Not 2 : Tekrar tekrar yinelemeliyim ; Sayı farklarının yakalanması üzerinden amacım orta sıra takımlarını küçümsemek asla değil. Herkesin bütçe doğrultusunda yaptığı iş üzerinden saygıyı hakettiğini düşünüyorum. Ahmet Çakı'nın Erdemir'inden, Ayhan Avcı'nın KASKİ'sine kadar saygım sonsuz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder