26 Aralık 2011 Pazartesi

Hangi Genç Oyuncu Nereye Ait Olmalı ?

   Bu yazıyı hazırlamak değerli koç Cem Akdağ'ın atığı bir tweet sonrası aklıma geldi açıkçası. Koç sosyal platformdaki takipçilerine şu soruyu sordu ve karşılığında birbirinden farklı cevaplar aldı ; '' Genç yıldızların ortaya çıkması için oynadıkları takımların yüksek hedefleri olması engel teşkil eder mi ? ''  Koç sorunun cevabını okurlarına bıraktı ve gelen bir çok farklı cevabı retweetledi.

  Ben bu sorunun kesin bir cevabı olmadığı kanaatindeyim. Genç oyuncuların ortaya çıkması için oynadıkları takımın yüksek hedefli olması engel teşkil eder mi ? Yalnızca evet veya hayır olarak bakarsak evet eder. Çünkü yüksek hedefli takımlarda süre almak daha zordur. En nihayetinde yüksek hedefleri olan bir takım kadrosunda yerli yabancı bir çok tecrübeli oyuncuyu barındırır. Genç oyuncunun kendisine rotasyonda bir yer hazırlamasını zorlaştırır bu durum. Örnekler çoğaltılabilir. Anadolu Efes gibi bir takımda Doğuş Balbay'ın önünde Kerem Tunçeri ve İlievski gibi önemli iki point-guard olmasa aldığı süre daha fazla olmaz mıydı ? Tabii ki olurdu. Fenerbahçe Ülker altyapısından yetişip A takıma çıkan isimleri neden maç kopmadığı zaman sahada göremiyoruz mesela ? Maxim Can Mutaf gibi bir isim altyapının en dominant oyuncularından biriyken A takımda senelerce sıra beklemedi mi ? Berkay Candan , Erbil Eroğlu gibi isimlerin işleri çok mu kolay ?  Hayır değil. Dolayısıyla '' EVET'' genç oyuncuların ortaya çıkması için oynadıkları takımın yüksek hedefli olması engel teşkil eder .



 Kimi genç oyuncu hedefi çok yüksek takımlarda da süre alır oynar. Bugün 1991 doğumlu Nikola Mirotic Euroleague Aralık ayının MVP'si seçildi. Bunu süre almadan yapması mümkün mü ? Real Madrid gibi grubundan lider çıkan bir takımın önemli parçası, Maccabi maçını kazandıran isim. Genç oyuncu kategorisine giriyor, hedefleri çok yüksek, Final 4 adayı bir takımın kadrosunda. Enes Kanter'le birlikte Nike Hoops Summit Dünya Karması forması giydi. Enes Kanter'i ele alalım. Gencecik yaşında Beşiktaş'a karşı süre verildiğinde 8 sayı 12 ribaund yaptığı, Euroleague'de Alba Berlin'e karşı 10 dakikaya 5 sayı 3 ribaund sıkıştırdığı günleri hatırlayın. Fazlasıyla yüksek hedefli organizasyonların bünyesinden çıktı Enes, NBA 3. sıra draftı oldu.



  Her oyuncunun farklı bir seviyesi var. Önemli olan oyuncunun kendisine en uygun seviyede hakettiği süreyi alması. Kenan Sipahi TBL'de Tofaş gibi önemli bir organizasyonda her geçen gün süresini arttırıyor. 95 doğumlu, henüz genç takımda dahi 2 senesi olan bir oyuncu için TOFAŞ ile TBL oynamak çok doğru bir tercih, üstelik arkasında Nihat İZİÇ gibi onun gelişimini en yakından takip eden antrenörlerden biri varken. Bu noktada Tofaş'ın Anadolu Efes'e nazaran daha düşük hedefli bir kulüp olduğu gerçeği sonuca etkimez. Evet öyledir ancak Kenan Sipahi'nin Kerem Tunçeri'den, Ender Arslan'dan daha iyi bir point-guard olamayacağını kim iddia edebilir ki ? Doğru tercihler çok çok önemli. Geçen yaz Kenan Sipahi genç milli takımla Avrupa 3.lüğü görürken kendinden yaşça büyüklerle oynadı. 95 doğumlu oyuncu Yıldız Milli Şampiyonası'nda yaşıtlarıyla oynayıp bireysel anlamda daha göz boyayıcı istatistiklere ulaşabilirdi. Ancak hedeflenen bu değil ki. Kenan'ın genç milli takım seviyesinde göreceği şampiyona daha önemliydi. Bizce çok doğru hamle. Yıldız milli takım oynayıp alacağı daha çok süre, imza atacağı daha spektaküler istatistiklerden ziyade genç milli takımda başardıkları daha değerli. Gelişiminde payı daha büyük.



  İşin göreceli kısmı burada devreye giriyor. Anadolu Efes ve Doğuş Balbay dedik, bizce doğru seviyede kendisi. Doğuş Balbay şu an daha düşük seviye bir takımda bolca süre alıp istatistiğini kuvvetlendirirse onun oyunculuğu için daha yararlı olur kanısına varamayız. Anadolu Efes'te aldığı süreyi ilerletmesini, kendinden daha tecrübeli oyuncularla bir arada oynamaktan bir şeyler kazanmasını bekleriz. Anadolu Efes'teki Gökhan Şirin'in TBL seviyesindeki daha düşük bir takımda çok süre alması ona daha çok şey katabilir görüşündeyiz mesela. İzzet Türkyılmaz ve Erol Can Çinko konusunda Banvit-Bandırma Kırmızı ikilemini aşabilmiş değiliz. Acaba hangi seviye bu oyuncular için daha uygun ? 12 Dev Adam ile şampiyona görmüş, ''proje'' oyuncu olarak görülen İzzet'in Banvit'te aldığı sürenin azlığı göze çarpmıyor mu ? ''Proje'' olarak görülen oyuncu için Bandırma Kırmızı düşük seviye sayılmaz mı ? Hangisi daha doğru, İzzet'in Banvit'te aldığı sürenin artmasını beklemek mi yoksa Bandırma Kırmızı'da daha çok sorumluluk almasını beklemek mi ?



   Sabahlara kadar tartışılacak bir konu. Yüksek hedefli takımlarda süre alamamanın körelttiği oyuncular kadar hakettiği seviyenin altında oynayıp oyunundaki gelişimin durduğu oyuncular da yok değil. Bu konuda görüşlerine büyük saygı duyduğum organizasyonlar var. Oktay Mahmuti'li Galatasaray stuff'ının ağzından dinlemek isterim bu konuyu. Furkan, Göksenin ve Sertaç'a kendi seviyesinde doğru süreler verip, değerlendiremeyeceği gençleri TB2L'de Daçka'ya gönderen tutuma güven tam. Nihat İziç gibi Kenan ve Samet'i değerlendiren insanların ağzından görüşleri dinlemek isterim. Ahmet Gürgen gibi Bandırma Kırmızı'da her hafta maç kazanmaktan ziyade oyuncularının gelişimiyle yakından ilgilenen bir koçun bu konu hakkındaki görüşlerini epey merak ederim. Pertevniyal gibi bir organizasyonun elindeki gençlerden ileriye dönük beklentilerini bilmek aydınlatıcı olabilr. Unuttuğum bir çok isim olabilir, dediğim gibi örnekler çoğaltılabilir.

2 yorum:

  1. Çok güzel bir konu öncelikle :) Furkan'dan yola çıkarak genç isimlerin yollarını rahatlıkla bulabiliriz... Öncelikle oyunculara çocuk muamelesi yapılmamalı.. Takımda rol verilmeli Karşıyaka bunu ligimizde en iyi yapan takım eskiden Daçka vardı o yapardı. Demek istediğim gençleri hedef alan altyapılardan hareket eden Bandırma Kırmızı ayarında değil de yabancı oyuncularla güçlendirilmiş rotasyonu çok daha kötü olmayan orta seviye takımlarda roller verilerek kısacası bu oyuncuları kazanabiliriz mesele Erbil, Türkiye'nin en yetenekli gençlerinden biri altyapıdan biliyorum triple-double istatistiklerle oynuyordu..

    YanıtlaSil
  2. bana kalırsa genç bi oyuncuya hedefi yüksek takımlarda özellikle ligde şans verilerek kendine güveninin kazanması sağlanmalı. oyuncular altyapıdan çıkıyo ama ne seviyede olduğunun ne koç ne kendisi farkında olmuyor. aldığı süreleri sezon boyunca iyi değerlendiremesse daha küçük hedefli takımlarda gelişmesi beklenebilir.

    YanıtlaSil