15 Aralık 2011 Perşembe

Galatasaray Devrimi

  Bundan 6 yıl öncesine gidelim. Malik Dixon'lu kadro maçlarını Ahmet Cömert'te oynuyor. 3-4 tane yakın arkadaşımın bulunduğu salonda seyirci sayısı 20. Galatasaray seyircisi derbi maçı olmadığı zaman habersiz basketbol şubesinden. Ülkemizde basketbol popülaritesini gün geçtikçe futbolun yanına yaklaştırıyor belki ama bu TBL maçlarına ilgi olduğu anlamına yeni yeni geliyor.



  Şimdi geldiğimiz noktaya bakalım. Galatasaray Medical Park Euroleague'de. Son 4 yılda 2 kez Final 4 yapmış Siena ellerinden kaçıyor. 2010 Euroleague şampiyonu Barcelona ile son topa kadar mücadele ediyorlar, salon tıklım tıklım. Yıllarca Efes'in canını yakan, Barca'nın Euroleague şampiyonu kadrosundan Jaka Lakovic Galatasaray forması giyiyor. TBL maçlarında belli bir seyirci iskeleti oluşmuş. Üstelik bilinçli bir seyirci kitlesi. Nerede tepki koyması gerektiğini bilen, ortada kararlar geldiği zaman hakemi baskı altına almaya çalışan. Gönül rahatlığıyla daha profesyonel bir organizasyondan bahsedebiliriz.

  Bir çok faktör bu gelişimde rol oynuyor. Ahmet Dedehayır'la yükselişe geçen basketbol şubesi Hakan Üstünberk ile seviye atladı demek doğru olur. 2 yıl önce yaşanan ''forma skandalı'' olumsuz bir durum olarak gözükse de camiayı basketbola biraz daha önem vermeye itti dersek ne düşünürsünüz ? Şimdi gelinen nokta daha farklı olduğundan bu cümleyi kurdum. Hazırlık maçında bir oyuncuyu başka formayla oynatmak mantalitesinden çok çok daha farklı bir Galatasaray basketbol şubesi var heralde. '' Forma skandalı''  sonrası takımı ligde tutan Cem Akdağ belki de alkışların en büyüğünü hakediyor. Hükmen yenik sayıldıkları maçlar sonrası 17 galibiyet, o kadroyla Anadolu Efes'i mağlup etme başarısı, içerde dışarda 2 Beşiktaş galibiyeti... Bu süreç daha olumsuz yönetilse, takım küme düşse, şimdi Euroleague'de Top 16 konuşuyor olur muyduk ?



  Bu müthiş başarı inancın temelini oluşturdu camiada.Cem Akdağ dönemine göre bütçe arttırıldı. Devrim yapmak için bulunabilecek en iyi liderlerden biriyle anlaşıldı ; Oktay Mahmuti. Aydın Örs ekolünün ürünlerinden. Anadolu Efes'te 9 yıl assistant-coachluk, daha sonra head-coachluk tecrübesi. 4 yıllık Euroleague tecrübesinde 2 kez çeyrek final, 2 kez top16 başarısı. Pana'ya 2-1'le geçildiğimiz seri akıllarda. Galatasaray onu göreve getirdiğinde belirlediği 3 yıllık plana ilk sene sonunda ulaştı Mahmuti. Takım Euroleague'de en iyi 8 takım arasına kalmayı son anda kaçırmış Fb Ülker ile final oynadı. Oynanan muhteşem basketbol. Fiyat/kalite gibi kavramlardan konuşucak olursak çoktan şampiyon ilan etmemiz gereken bir takım. Futbol maçlarının bittiği bu dönemin zamanlaması da çok iyi olduğundan seyirci ilgisi maximuma ulaştı. Seyircinin final serisinden aldığı tad şimdiki tabloda bile büyük rol oynuyor. Tırnaklarıyla kazıyarak ilk kez katıldığı Euroleague'de Avrupa'nın en iyi 16 takımı arasına kalmayı başardı Oktay Hoca ve aslanları. Top 16'yı garantilediği maç sonrası röportajında şunu söylüyordu ; '' Umarım Fenerbahçe de kazanır ! ''. Bu cümle taraftarlığın bizim gibi fazlasıyla tutkulu yaşandığı bir ülkede devrim niteliği taşır. Oktay Mahmuti burada anlattıklarımıza rağmen Hıncal Uluç tarafından ''küçük hedefli'' bir koç olarak yorumlandığı için bunları hatırlatmakta fayda gördük.



  Genç oyuncu konusunda da göğüsleri kabartan bir oluşum. 91 doğumlu Furkan, Sertaç ve Göksenin takımın rotasyonunda önemli parçalar. Üstelik forma şansı bulamayacak gençler benchte oturtularak köreltilmek TB2L'de Daçka forması giyiyor. Maç eksiklerini kapatıyorlar böylece. İlkan Karaman Karşıyaka'da kiralık olarak oynuyor , önemli işlere imza atıyor. Genç oyuncuların Haluk Yıldırım gibi bir kahramanla aynı kadroda yer almaları bu yemeği daha lezzetli kılıyor. Haluk Yıldırım 88/89 sezonunda TBL oynarken henüz doğmamış 3 oyuncuyla Euroleague yaşıyor kariyerinin ikinci, hatta üçüncü baharında. Galatasaray oluşumuna karakter aşılayan en önemli ögelerden birini unutmak olmazdı.



 Sitemizin iskeleti altyapı ve genç oyuncular üzerine kurulu. O yüzden Galatasaray altyapısında son 2 yılda meydana gelen olumlu ilerlemeden bahsedelim ve yazımızı kapatalım.  Ben yıldız takım seviyesinde basketbol oynarken Galatasaray ismi büyük bir camia olmasına rağmen diğer takımların çok gerisinde kalmıştı. Ancak genç takıma geçildiğinde ''Sinan Ömeroğlu'' önderliğinde kurulan kadrodan çok ciddi verim alındı. Bir Göksenin Köksal'ı şimdi izlerken heyecanlanıyorsa Galatasaray taraftarı, bu oluşuma çok şey borçlu. Tekrardan düzenli olarak şampiyona gören bir takım haline geldi Galatasaray altyapılarda. Önemli oyuncular yetişmeye devam edecektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder