9 Aralık 2011 Cuma

Beşiktaş Rotasyonu Nereye Kadar Gider ?

   Biten lokavt kuşkusuz en çok Beşiktaş Milangaz'ı vurdu. Deron Williams ve Semih Erden'i kaybeden kulübün zaten dar olan rotasyonu iyice kısıtlı hale geldi. Durum böyle olunca oyuncuların aldığı sürelerde inanılmaz sağlıksız grafikler ortaya çıkıyor. Kazanılan Olin Edirne maçında 5 oyuncu 30 dakika üzeri süre aldı, 3 oyuncu ise 10 dakikadan az sahada kaldı. 11 kişilik kadroda 3 genç oyuncu ise oyuna girmediler. Hafta içi oynanan Avrupa maçında ise sahaya 10 kişiyle çıktı takım. 4 oyuncu 30 üzeri, 2 oyuncu 20 üzeri , 2 oyuncu ise 10 dakika altı süreler aldılar. Marcelus Cemp(sakatlığı sebebiyle) ve genç oyuncu Kartal süre almadılar. Sezon uzun bir maraton. Bu kadar dengesiz ve az oyuncuya bağlı süre dağılımı uzun vadede gelecek başarıyı olumsuz etkileyebilir Beşiktaş adına.  Dolayısıyla yapılacak takviyelerden ziyade diğer oyuncuların skalaya dahil olması da rotasyon adına büyük önem taşıyor.

 

   Deron'lu rotasyonda süreleri 20 dakikalar civarı olan David Hawkins bundan böyle çok az kenara gelecek gibi. Olin maçında hiç çıkmadan oynarken Avrupa maçında 2 dakika kadar dinlenme fırsatı bulabildi. Nitekim Ergin Ataman Deron'un gidişi ile skorda Hawkins'i daha çok devreye sokacaklarını söylemişti. David Hawkins daha fazla sahada kaldığı zaman skor anlamında da ciddi sayılara ulaşacaktır. Kalitesi TBL için fazlasıyla yeterli bir yabancı. Can Akın eski takımı Olin'e karşı Fenerbahçe Ülker maçından sonra ilk kez 30 dakika üzeri sahada kaldı. Avrupa maçında Mehmet Yağmur'un bu sezon ilk kez 20 dakika süre aldığını gördük. Yalnızca Beşiktaş değil hiç bir takım Deron gibi bir oyuncunun gidişini point-guard transferi ile kapatamaz. Bence Beşiktaş elindeki yerli-guardlara güvenmeli ve bu bölgeye takviye yapmamalı. Bu belki kimilerine iyimser, Türk Basketbolu açısından fazla idealist bir düşünce gibi gelecektir ama öyle değil. Duygusallık ve gerçekçiliği aynı kefeye koyup tarttığım vakit Can Akın ve Mehmet Yağmur'un arkalarında durulduğunda Beşiktaş'ın oynayacağı seviyeleri kaldıracak isimler olduğunu düşünüyorum. Ne olursunuz kendimizi küçümsemeyelim. Yabancı oyuncu bağımlılığı yaratmasın bu durum bizlerde. Çok önemli oyuncular yetişiyor ülkemizde, altyapı milli takım seviyelerinde daima yer almış Can Akın ve Mehmet Yağmur Beşiktaş'ın yüzünü asla kara çıkartmaz !




  Bir diğer yerli oyuncuyla devam edelim. Serhat Çetin. Sezon başından beri çok az forma şansı bulabilen oyuncu hafta içi oynanan Avrupa Ligi maçında çok önemli performans ortaya koydu. Marcelus Cemp'in bu maçta oynamaması sebebiyle kendisine gelen şansı çok iyi kullanarak hocasına da ''göreve hazırım'' mesajını verdi bizlerce. Bu sezon henüz TBL'de skor üretemeyen Serhat bu maçta 16 sayı kaydederek takımının en skorer 2. ismi olmayı başardı. Mehmet Yağmur ve Serhat Çetin uzun süredir ciddi süreler almamış olmalarına rağmen mental olarak hazır olduklarını böylece gösterdiler. Yerli oyuncuların bu tutumları bize ışık veriyor.



   Son olarak Beşiktaş'ın yeni transferinden bahsedelim. Önce Golubovic ve Charles Smith isimleri gündeme geldi ancak anlaşılan isim ikisi de değil. Şansını uzun süre NBA'de denemiş, Avrupa'da ise Benetton, Cska ve ASVEL formaları giymiş Gana asıllı İngiliz Mensah-Bonsu ile anlaşıldı. Ersin Dağlı'nın pota altı rotasyonundaki partneri olacak Bonsu Erceg'in de kendi pozisyonuna geri dönmesine yardım edecek. Mensah-Bonsu özellikleri itibariyle başarılı bir transfer gibi gözüküyor. Atletik yetenekleri ön plana çıkan , çok savaşçı bir oyuncu , hızlı oyunu seviyor. Beşiktaş Milangaz Deron'u kaybetmesine rağmen yüksek tempoda oynamaya devam edecektir diye tahmin ediyorum. Keza Cemp ve Hawkins bu oyun anlayışında daha fazla tutunabilecek isimler. Can Akın ve Mehmet Yağmur'da oyun süratinin artmasını kıvıracak guardlar olduklarından Mensah-Bonsu gibi spektaküler smaçlarıyla, bloklarıyla ön plana çıkmış bir isimle kadroyu kuvvetlendirmek güzel hamle. Geri koşmakta zorlanan takımları mental anlamda yıpratıcı smaçlarla çökertebilecek, koşabilen bir uzun. Trailer olarak koşusunu yapıp geldiğinde çok yüksekten uçabiliyor gerçekten. NBA'de vurduğu bu tarz bir smacıyla veda edelim sizlere. Üstelik Fenerbahçe'li Roko Ukic'le aynı 5'te sahadayken...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder