16 Aralık 2011 Cuma

Ballin in Europe - Stjepan Stazic Röportajı

 Fb Ülker'in büyük hayal kırıklığı yarattığı, Anadolu Efes'inse yüz kızartıcı bir mağlubiyet aldığı akşamın sonrasında kafanızı biraz dağıtalım diyoruz. Pek bir kimsenin , hatta kendi insanının bile fazla fikri olmadığı Avusturya Basketbolu hakkında konuşacağız bugün. Başkent Viyana Avusturya 1.Basketbol Ligi'nde tek takımla mücadele ediyor ; Basketball Clubs Vienna. Kış sporlarının ve futbolun popüler olduğu ülkede insanların basketbol hakkında pek bir fikri yok. Seviye gerçekten düşük. Şöyle söyleyeyim bu ligin 1.si TB2L'den TBL'e asla ve asla yükselemez. Organizasyonlar amatör ruha dayanıyor, kurumsallık diye bir kavramdan söz edemeyiz. Ancak renkli ve karakterli insanlardan kurulu oluşumlar var. Takım ruhundan ve basketbolun doğrularından söz edebiliriz.

  Geçtiğimiz yıl bu ülkeye geldim ve BC Vienna ile antremanlara çıkmaya başladım. Altyapı eğitimini İstanbul'da almış biri olarak seviye bana rahat geliyordu. Altyapının 22 yaşına kadar devam etmesi, U-22 takımında hiç oyundan çıkmadan 40 dakika oynamam anlamına geliyor ancak A takıma gelince Türk pasaportundan yabancı engeline takılıyordum. Bu duruma bir de son 2 yılda geçirdiğim diz ameliyatları eklenince oyunculuk defterini bir süreliğine kapattım. Yine de bu takımda edindiğim arkadaşlıklar ve gözlemlediklerim bana farklı bakış açıları kattı. Avusturya Ligi'nin en değerli oyuncusu, sayı kralı Stjepan Stazic ile çalışma fırsatı buldum. Viyanada basketbolun gelişmesi için saha içinde ve dışında varını yoğunu ortaya koyan bu muhteşem insan ile yaptığımız röportajla sizi baş başa bırakalım. Türk Basketbolundan ilginç noktalar da karşınıza çıkmayacak değil...

Stjepan Stazic-Avusutrya Ligi Sayı Kralı

Kimdir Stjepan Stazic ? Bize biraz kariyerinizden bahsedebilir misiniz ? 

Basketbola 9 yaşında Cibona Zagreb'te başladım. 1991 yılında savaş sebebiyle ben ve ailem Viyana'ya geldik. Wels ve WAT Wieden takımlarında oynadıktan sonra 96 yılında St.Pölten ile Avusturya Şampiyonluğu yaşadım. Bundan sonra kariyerim Avrupa tecrübeleri ve Avusturya arasında gel-gitlerle dolu.  İtalya'da Benetton Treviso, Udine ve Reggio Calabria, Fransa'da Limoges, Rusya'da St. Petersburg Lions ve Surgut, Yunanistan'da Olimpia Larissa, İspanya'da Ourense, Bosna'da Partizan Igokea profesyonel olarak oynadığım takımlar. Limoges ile Koraç Kupası Şampiyonluğu yaşadık. Şimdiki Caja Laboral head-coach'u Dusko Ivanovic o zamanki antrenörümüzdü.

Viyana'da basketbol yaşantınızı sürdürme kararınızın sebebi nedir ?

Savaş sebebiyle ailece geldiğimiz Viyana bizim memleketimiz oldu. Ben ve ailem Avusturya pasaportuna sahibiz. Avusturya Milli Takımı'nda da uzun süre görevler aldım. Küçüklüğümden beri hayalim Euroleague oynamaktı. Bunu başardıktan sonra Avusturya'da basketbolun gelişimi benim için bir numaralı hedef oldu. BC Vienna'nın genel menejeri olan ağabeyim Petar Stazic ve ben BC Vienna'yı Adriatic League'e sokmak için büyük uğraş veriyoruz. Dolayısıyla basketbol hayatımı burada sürdürüyorum.

Viyana'da basketbola ilgi insanlarca düşük ancak günden güne geliştiğini görüyoruz. Lig için önemli oyuncular geldi örneğin. İlerisi için ne düşünüyorsunuz ?

Viyana bir basketbol şehri olacak. Bizim sloganımız bu. Buna göre hareket ediyoruz. Zarko Rakocevic gibi Partizan'da Euroleague oynamış, Karadağ milli takımında Nikola Pekovic ile birlikte oynamış önemli bir oyuncu geldi. Mirza Ahmetbasic genç yaşında Türkiye gibi bir basketbol ülkesinde Pınar Karşıyaka forması giydi. Böyle oyuncuların Viyana'da oynamayı tercih etmesi güzel. Umarız insanların dikkatini de bu yöne çekmeyi başarırız. Yaşadıkları şehirde değerli sporcuların varolduğunu bilseler maçlara ilgi daha büyük olur.

 14-Stjepan Stazic, 17-Mirza Ahmetbasic, 11-Zarko Rakocevic

Zarko Rakocevic Partizan formasıyla Anadolu Efes'e karşı oynamıştı. Mirza'nın da Türkiye tecrübesi var. Viyana Basketbolu'nun Türk Basketbolu ile bir şekilde bağlantısı var yani ?

Kesinlikle. Bir çok Türk arkadaşım maçlarımıza geliyor. Türkiye özellikle son 10 yılda muhteşem bir basketbol ülkesi kurdu, en azından dışarıdan böyle gözüküyor. Viyana'da basketbolu getirmek istediğimiz nokta budur. İşimizin ne kadar zor olduğunun bilincindeyiz tabii. 

Kariyerinizde Türkiye'den bir takıma karşı oynadınız mı ? Hangi Türk oyuncuyu veya oyuncuları tanıyorsunuz ? 

Benetton'da oynarken Ankara ekibi Türk Telekom'a karşı oynamıştık. Başka bir Avrupa Kupası maçında da Efes'e karşı oynadığımı hatırlıyorum. İsmini şu an hatırlayamadığım bir Türk takımına karşı da oynadım. Mirsad Türkcan ve Hidayet Türkoğlu tanıdığım oyuncular. Türkiye için bir Euroleague efsanesi olan İbrahim Kutluay'la da bir arkadaşlığımız var.

Mirza Ahmetbasic Karşıyaka formasıyla


Euroleague maçlarını takip etme fırsatınız oluyor mu ? Türk Takımlarını nasıl buluyorsunuz ?

Euroleague seyretmek benim hobilerimden bir tanesi. Düzenli olarak maçları takip ediyorum. Anadolu Efes ve Fenerbahçe Ülker ciddi kadrolar kurdu. Bu yıl Galatasaray da onların arasına katıldı, Euroleague'de 3 Türk takımı var. Bu arada Avusturya'lı bir genç arkadaşımız da 2 sezondur Fenerbahçe'nin kontratlı oyuncusu. Rasid Mahala Mahalbasic. Bu yüzden Fenerbahçe Ülker'i ayrı bir gözle seyrediyorum.



Zarko Rakocevic- Partizan formasıyla American Tour'09 Denver'a karşı

İleriye dönük bundan sonraki hedefleriniz nelerdir ?

Bundan sonrası için tek amacım BC Vienna'yı daha yukarılara taşımak. Şimdilik işin oyunculuk boyutundayım ancak ileride koçluk, yöneticilik, niçin olmasın ?

Bugüne kadar karşılıklı oynadığınız en iyi oyuncu kimdir ?

Bir çok iyi oyuncuyla karşılıklı oynama fırsatım oldu. Bunun için kendimi gerçekten şanslı görüyorum. Ancak aralarından bir tanesi karşılaştırma kabul etmez. CARLTON MYERS.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı ?

Avusturya'da bir çok Türk yaşıyor. Basketbola duyulan ilgiyi arttırmak için basketbolu bilen kişilerle yola çıkmak lazım. Ben de bütün Türk arkadaşlarımı maçlarımıza davet ediyorum. Hep beraber BC Vienna'nın başarılarını kutlamak dileğiyle. 


 Ligin sayı kralı Stjepan Stazic ile yaptığımız röportajın sonuna geldik. İnsan böyle bir ligi gözlemlediğinde Türk Basketbolu'nun aslında hiç yabana atılmayacak bir profesyonellik seviyesinde olduğunu daha iyi anlıyor. 1.Lig basketbolcularının antremana tramvay ve metroyla gittiği, ancak halkın tanıyıp imza istemediği bir ortam hayal edebiliyor musunuz ? Olanaksızlıklara rağmen iyi niyetle mücadele eden bir kişi Stjepan Stazic. Üstelik etnik zenginliklerin başka bir ülke basketboluna katkısına güzel bir örnek. Basketbol ekolüne sahip bu ırkların bireyleri genetik olarak yatkınlar spora. Stjepan Stazic'in sonuncusu maç kazandıran olmak üzere 13 3 sayılık basket kaydettiği Avusturya 1.Ligi maçı videosuyla veda edelim sizlere...



 








 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder