28 Kasım 2011 Pazartesi

TBL 7.Hafta - Mersin BŞB - Fenerbahçe Ülker

    Mersin BŞB ligin renkli takımlarından bir tanesi. Senelerce Türk Telekom'da önemli işlere imza atmayı başarmış, basketbola dair enerjisini kaybetmemiş Ercüment Sunter'in başında olduğu takımda tecrübeli-genç, yerli-yabancı kategorilerinde  oyuncular var. Örneğin Fenerbahçe Ülker'den kiralık giden genç oyuncu Maxim Can Mutaf ile senelerce Fenerbahçe Ülker forması giymiş deneyimli Erdal Bibo. TBL tecrübesi yüksek, geçen yıl Aliağa'da iyi işler yapmış bir Barış Güney yine Fenerbahçe Ülker kariyeri olan isimlerden. Pota altındaysa genç Mutlu Demir ile tecrübeli Asım Pars yerli rotasyonunu tamamlayan diğer isimler.
    Kadrolarındaki yabancı oyunculardan da büyük verim alıyorlar istatistiklere bakacak olursak. Vincent Grier atlet özelliklli yüzü dönük 1e1 oyunu tercih eden bir oyuncu. Anthony Grundy kısa boyuna ve ilerlemiş yaşına rağmen hücumda oldukça serinkanlı biçimde sorumluluk alıyor, yanlış tercihler yapmıyor. Pota altındaysa James Mays yokluğunda ne kadar önemli olduğunu hissettirmişti bizlere. Bu isimlere bir de sürpriz katkı Deron Williams'ın kolejden arkadaşı Demetri McCamey'den gelince Mersin sahasında dişli rakipleri dahi zorlayabilecek konuma geliyor.






   Kaybedilmiş bir Caja Laboral maçı sonrası Fenerbahçe için bu maç farklı anlamlar ifade ediyordu. Son haftaların formsuz isimlerini kazanmak adına bulunmaz bir fırsattı Mersin BŞB maçı diyebiliriz. Kim miydi bu isimler ? En başta Emir Preldzic ve Roko Ukic tabii ki. Spahija Emir'i ilk 5'te başlatarak benzer bir hedefin kendi kafasında da olduğu mesajını veriyordu. Ukic ve Emir önderliğinde maça iyi başladı Fenerbahçe. Topu hücumda iyi dolaştıran bir takım görüntüsü çizdi ki bu gerçekten geçtiğimiz seneki performansa yaklaşabilmeleri adına çok önemli. Bu sene Fenerbahçe Ülker savunması kabul edilebilir oranda geriledi ancak hücumunda inanılmaz bir durağanlık var. Nitekim asist sayılarının azlığı da bunu gösteriyor.
 

   Maç son çeyreğe kadar Fenerbahçe Ülker kontorlünde gitti. Hatta sarı-lacivertli takım farkı 15 sayıya kadar çıkarmıştı son çeyrekte. Ancak uzun oyuncuların faul problemine girmesi Mersin BŞB için maça tutunabilme anlamı taşıyordu, bu fırsatı da tepmediler. Fenerbahçe Ülker ölüp ölüp girildiği karşılaşmada Roko Ukic'in son saniye basketiyle maçı kazandı. Böyle düşünecek olursak belki de iyi oldu. Emir Preldzic'in sayıya, ribaunda ve asistlere katkı vermesiyle eski günlerinden bir kesit sunduğu, Roko Ukic'in ise son saniyede takıma hayat vermesiyle özgüven kazandığı bir karşılaşmadan Fenerbahçe Ülker iki ana hedefini gerçekleştirerek çıkmayı başardı belki de. James Gist'in atletik özellikleriyle , dışarı açılıp şut atma sevdasından vazgeçerek olumlu bir basketbol ortaya koyduğunu da sözlerimize ekleyelim.



  Mersin Bşb'nin oynadığı basketbolu yürekten tebrik etmekle beraber maçın en ilginç noktasına değinmekte fayda var. Neven Spahija. Oldukça sinirli bir görüntü çizdi koç, bu sinirli görüntü eninde sonunda oyunculara da sıçradı. Maçın son bölümünde ard arda teknik fauller alan takım kaptanı Ömer Onan oyun dışı kaldı. Mersin BŞB' de bu bölümdeki serbest atışlar ile hem farkı indirdi hem de rakibinin psikolojik bocalayışından kuvvet aldı.  İlk periyotta potaaltındaki Oğuz-Mutlu pozisyonlarından başlayan itirazları maç sonuna kadar sürdü Spahija'nın. Gerçekten bir koçun sürekli olarak hakemlerle dialog halinde olması çirkin durmuyor değil. Bakın bu ekolün en büyük örneğinden bir resim ile sizlere veda edelim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder