27 Kasım 2011 Pazar

TBL 7.Hafta - Aliağa Petkim- Beşiktaş

Aliağa Petkim 80-92 Bjk :

  Ligin 7. haftasını Cuma günkü Aliağa-Beşiktaş maçıyla açtık. Belki de Deron Williams'ı ülkemizde son kez izleme fırsatı bulduğumuz bir maça tanıklık ettğimizi o an itibariyle bilmiyorduk tabi.
   Baştan sona kazananın kim olacağından emin olduğumuz bir maç izledik. Yani Aliağa bu maçta beklediğimiz direnci ortaya koyamadı. Sağı solu belli olmuyor Aliağa takımının. Sezon öncesi Türkiye Kupası'nda Anadolu Efes'i yenerek dikkatleri üzerine çekmesini de başarıyor, ardından ligin zayıf takımlarından Hacettepe Üniversitesi'ne sahasında yenilierek lige başlamasını da. Bir bakıyorsunuz üst üste 3 zorlu maçtan alnının akıyla çıkıyor. Ertesi hafta herkesin rölantide gitmesini beklediği maçta ligin saygın ama iddiasız organizasyonu Bandırma Kırmızı'yı güç-bela uzatmada yenebiliyor.
   Beşiktaş ise büyük savunma zaafları ve dar rotasyonuna karşın Deron Williams gerçeği ile bunların fazla üstünde durulmasını önlüyordu. Nasıl mı ? Örneğin hafta arası Alman liginin sonuncusu Göttingen'den yedikleri 90 küsür sayıdan ziyade Deron Williams'ın 50 sayılık performansını konuşuyorduk.  Geçen haftaki Erdemir mağlubiyetine kadar ligde namağlup giden Beşiktaş Aliağa karşısında beklediğinden kolay bir galibiyet alarak zirve takibini sürdürdü.



   Semih Erden'in yokluğuna rağmen ribaundlarda ezilen bir Aliağa vardı sahada. Bunun yanında sert sayılamayacak bir man-to-man savunma ve yağmur gibi 3 'lüklere izin veren bir zone savunma gördük onlardan.  Savunmayı ön planda tutmadığınız zaman Beşiktaş'ı durdurmanızın mantıklı yolu kalmıyor neredeyse. Geçen hafta Erdemir standardın üzerinde yaptığı savunmanın yanına hücumda ısrarla tempoyu düşürmesini ekleyerek Beşiktaş'ı potansiyelinin altında tutmayı başarmıştı. Bu potansiyelin altı bile Beşiktaş için 84 sayı ediyor, Beşiktaş'tan 84 sayı yiyerek o gün iyi savunma yapmış , onları nitekim durdurmuş oluyorsunuz. İşin kimilerine göre garibi, kimilerine göreyse normali Beşiktaş'ın maçları daha büyük farklarla kazanmasını engelleyen şeyin de savunma oluşu. Takımın karakteri atmaya yönelik, bir çok oyuncunun oyun karakteri bu yönde. Takım sayı farkını yakaladığı maçlarda savunmayı bırakıveriyor. Böylece görsel anlamda tatmin olduğumuz bir basketbolun yanında heyecan ve mücadele arka planda kalıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder